ÇOCUKLARDA ZİHİNSEL VE SOSYAL GELİŞİMİN DESTEKLENMESİ
ÇOCUKLARDA ZİHİNSEL VE SOSYAL GELİŞİMİN DESTEKLENMESİ

Beynin gelişimi hamileliğin erken döneminde başlar. Hamileliğin birinci ayında sinir sistemi oluşmaya başlar.  Beynin gelişmesindeki ilk aşama sinir hücrelerinin ortaya çıkması daha sonra bu hücreler arasındaki iletişimin, bağlantıların sağlanmasıdır. Bu dönemde annenin beslenmesi ve stresten uzak durması önemlidir. Annede folik asit eksikliği varsa sinir sisteminin gelişmesinde aksaklıklar ortaya çıkar. Bu yüzden hamile kalmak isteyen anne adaylarının hamilelik öncesi folik asit alması önerilir. Yoğun strese maruz kalan annelerin çocuklarında depresyon, iletişim sorunu, otizm gibi soruların daha sık ortaya çıktığı biliniyor.   Anne karnındayken kurşun, cıva gibi ağır metallere maruz kalmak, annenin sigara kullanması zekâ düşüklüğüne neden olabilir.  Balık yiyen ( omega 3 ve omega 6 alan ) annelerin çocuklarının, balık yemeyen annelerin çocuklarına göre beyin fonksiyonlarının ve zekâ seviyelerinin daha iyi olduğu gösterilmiştir. 
Bebeklerde erken doğum diğer pek çok risk gibi otizm,  zekâ geriliği, gelişim geriliği gibi riskleri artırmaktadır. Bu nedenle tıbbı bir gereklilik yoksa 39 GH’dan önce isteğe bağlı da olsa doğum yapılmamalıdır. 
Bir yaşındaki bebeğin beyninin boyutu erişkin boyutunun %70’i, iki yaşında erişkin boyutunun %80’ine erişir. Bu büyümede hücre sayısının artışının payı olsa da asıl büyüme hücreler arsındaki yeni bağlantıların artmasından kaynaklanır. Bu yüzden yaşamın ilk yılları beyin gelişiminin en duyarlı olduğu dönemdir.
Beyin gelişimi genetik, çevresel etkenler, beslenme ve uyaranların etkileşimi yoluyla gerçekleşmektedir. Biyolojik temellere rağmen bir çocuğun karakteri ana-baba ve çevresi ile etkileşimin sonucunda değişebilir.
Anne sütü ile beslenmek hem bebeğin uygun besin gereksinimini sağlayarak beynin sağlıklı gelişimine destek olur hem de anneyle bebek arasında sevgi dolu ilişkinin kuvvetlenmesini sağlar.
Beyindeki hücreler arasındaki bağlantı gelişimi deneyim ve uyaranlardan çok etkilenir. Uyaranların sıklığı, yoğunluğu, tekrarı ve niteliği önemlidir. Uyaranlar tensel (dokunmayla), işitsel (seslerle), görsel ve duygusal alanlarda olabilir. Bebeğe yapılacak doğru uyaranlarla beyin gelişimi desteklenebilir.  Uyaranlar açısından zengin bir ortamda büyüyen canlıların beyin ağırlığının daha fazla olduğu gösterilmiştir.
İlk aylarda bebekler kişileri ayırt edemez ancak sosyal etkileşimi ve ifadeyi ve tonlamayı fark eder. Kucağa alındığında gülümser, gülümsemesine karşılık alınca bebekler sevildiğini, önemsendiğini hissederler. İkinci, Üçüncü aydan itibaren kişileri tanımaya, yabancıları ayırt etmeye başlarlar. Bu dönemde bebekle 20 – 30 cm mesafeden yüzü yüze bakmak, göz teması kurmak, oyuncak göstermek, aynaya baktırmak, dönence gibi renkli uyaranlar asmak ilgisini ve dikkatini çeker.
Bebekler anne karnından itibaren sesleri duyarlar anne ve babasının seslerini ayırt edebilirler. Doğum sonrası anne – babanın seslerini duymak onları rahatlatır. Bebeklere işitsel uyarı vermek, onlarla sık sık gülümseyerek, sevgi tonuyla konuşmak, şarkı  - ninni söylemek, ismini tekrarlamak, bebek diliyle abartılı konuşmak, agulamak onların beyin gelişimini destekler. Bebeğin sözel uyarıya verdiği yanıtı dinlenmeli ve çıkarttığı sesler tekrar edilerek yanıt verilmelidir. Bebekler tekrar edilen, kendilerine tanıdık gelen seslerden hoşlanır. Aynı kelimeleri, aynı ninnileri, şarkıları dinlemek hoşlarına gider. Onla göz teması kurarak, abartılı mimiklerle konuşun, yaptığınız her işi ona anlatın. Bebeklerin dikkat süreleri kısadır, ilgisi çabuk dağılabilir. Bu dönemde ara verilip, göz teması kurunca yeniden iletişime geçilmelidir. Ağlamakta bebek için bir iletişim yoludur. Dikkatli bir anne bebeğin açlık, altını ıslatma ya da ilgi görme isteğinin farklı ağlamalarını ayrıt edebilir. Ağlama nedenine göre gereksinimini gidermek, bebeği doyurmak, altını temizlemek, kucağa alıp ninni söyleme, ritmik sesler dinletme, masaj yapma bebeğin gelişimini olumlu etkiler.
Bebeğin gereksinimlerini zamanında ve tutarlı olarak karşılamak önemlidir. Anne bebeğini uygun şekilde besler, sevgi ve ilgi gösterir, gereksinmelerini karşılarsa bebekte güven duygusu gelişir ve anneye sağlıklı bir şekilde bağlanır. Anne sütü ile beslenme bebeğin beyin gelişimini desteklediği gibi bebekle annede tensel teması ve iletişimi de sağladığı için güven duygusunun gelişmesine de katkıda bulunur.  
Bebeğe dokunmak, sevgi sözcükleri ile okşamak, elini tutmak, vücuduna masaj yapmak, banyo yaptırmak gibi tensel uyarı vermek gelişimini destekler. Bebekleri kucağa almak, hafif ritmik hareketlerle sallamak hoşlarına gider.
4. aydan itibaren bebekler yabancıları ayırt etmeye, onların yanında huzursuz olmaya başlar.  Tanımadığı kişilerle yalnız bırakılmamalıdır. Hareketli, renkli cisimleri takip etmekten,  konuşan kişinin yüzüne bakmaktan hoşlanırlar.  Bebek bu aydan itibaren değişik yüzlere farklı tepkiler verebilir. Bu dönemde bebekler sesli gülmeye başlarlar. Onun güldüren, hoşuna giden davranışlar ve kelimeler tekrar edilebilir. Göz teması kurarak karşılıklı konuşulmalı, ismi tekrarlanmalı, şarkı söylenmelidir. 
4-6. Aylardan itibaren çocuk kitaplarına ilgi gösterir, büyük resimli, üç boyutlu, renkli kitaplar, dokunduğunda ses çıkartan, müzik çalan oyuncaklar hoşuna gider. 
6. Aydan itibaren anne ile ce -e oyunu oynanabilir. Böylece anne görmesen de ben varım mesajını vermiş olur.
7. aydan sonra taklit yetenekleri gelişmeye başlar, alkış, bay bay, baş baş hareketlerini öğrenirler, izleyenin tepkisine göre bu hareketleri tekrar etmekten hoşlanırlar.  Mamasını hep aynı yerde yemek, uykuya dalarken hep aynı ninnileri dinlemek, hep aynı tekrar oyunları oynamak gibi günlük rutinler oluşturmak, sonraki uyarının ne olacağını bilmek bebeği rahatlatır.
9. aydan itibaren uygun boyuttaki cisimleri kutunun içerisine atıp, çıkartabilir. Bu dönemde bolca konuşmak, kitap okumak, hikâye anlatmak, şarkı söylemek,  bebeğin sevincine ortak olmak,  coşkusunu paylaşmak, nesneleri parmakla göstermek gelişimini destekleyerek öz güvenine katkıda bulunur. Eğer anne çalışacaksa bakıcı ile anne bir süre bebeğe beraber bakmalı, bebeğin bakıcıya güven duyması sağlanmalıdır.  Mümkünse sık bakıcı değiştirilmemelidir.
Bebeklerin 2 yaşına kadar televizyon seyretmesi, bilgisayar, tablet ya da cep telefonu ile oyun oynaması sosyal ve duyusal gelişimlerini aksatabilir.
Bebeğin gelişimine en çok katkıda bulunan ve hızlandıran şey aldığınız pahalı oyuncaklar, gelişim setleri değil, onla beraber geçirdiğiniz, ona ayırdığınız zamandır.  

Uzm. Dr. Gönen ÇELEBİ