SERVİKS KANSERİ VE ÖNLENMESİ
SERVİKS KANSERİ VE ÖNLENMESİ
Serviks (rahim ağzı) kanseri kadın kanserleri içinde en sık görülen 2. kanser türüdür.Tarama programları sayesinde  erken evrede yakalanabilmesi sebebiyle ölüm oranları oldukça azalmıştır. Ülkemizde görülme sıklığı yüz binde 4,35 dir. Serviks kolay ulaşılabilen bir organdır. Bu sayede Pap smear testi ile erken tanı  kolayca yapılabilmektedir.
RAHİM AĞZI KANSERLERİNİN NEDENİ:
Yapılan araştırmalar rahim ağzı kanserlerinin en önemli nedeninin HPV ( human papilloma virus) olduğunu göstermiştir. HPV virüsü rahim ağzı kanserlerinin %99 undan sorumludur. 200’e yakın tipi vardır. Tip 16 ve 18 en çok kanser yapan tiplerdir. Virüsun bulaşması ile kanserin ortaya çıkması arasında ortalama 15 yıl vardır.
KANSER TARAMASI NASIL YAPILIR:
Pap smear rahim ağzı kanseri taramasında kullanılan ucuz ve kolay uygulanan etkin bir testtir. Patolojik incelemede sonuç negatif ise ve HPV saptanmamış ise 2 yılda bir tekrarlanır. HPV saptanmış vakalarda 6-12 ay arasında tekrarlanır.Tüm kanserlerde olduğu gibi serviks kanseri de uzun yıllar süren gizli hastalık döneminden sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Şikayetler ortaya çıktıktan sonra da ne yazık ki hastalık yayılmıştır. İşte bu nedenle kanserleri erken dönemde tanımlamak için çeşitli testler geliştirilmiştir. Serviks kanserinin erken tanı testi de smear testidir. Smear testinde jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından ve vajinanın belirli bölgelerinden örnek alınır. İşlem tamamı ile ağrısız bir işlemdir. Alınan örnekler patolojik olarak incelenerek kanser öncüsü lezyon olup olmadığı araştırılır.
KOLPOSKOPİ:
Rahim ağzını 40 kat büyüten optik bir cihazdır. 2.basamak tarama testi olarak kullanılır. Serviks lezyonlarının tanınmasında ve uygun biopsi yapılmasında çok önemlidir. Ağrısız bir işlemdir.
AŞI VE KORUNMA :
Serviks kanseri ve HPV arasında ilişki ortaya çıktıktan sonra, virus için aşı geliştirilmiştir. İki ayrı firma HPV aşısı geliştirmiş ve kullanıma sunmuştur. Gelişmiş ülkelerde aşılama 11-12 yaş grubundaki kızlara yapılmaktadır. 27 yaşından sonra etkinlik azalmaya başlar. Ancak risk grubundaki kadınlarda 45 yaşına kadar yapılabilir. Türkiye’de 10-25 yaş arasında uygulanmaktadır. Aşının koruyuculuğu 5 yıldır. Bazı araştırmalar aşı koruyuculuğunun ömür boyu sürdüğünü göstermektedir.