POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME
Dünyanın her tarafında milyonlarca kadın polikistik over (yumurtalık) sendromu ile mücadele etmektedir. Menopoz öncesi dönemde (15–45 yaş arası) kadınların yaklaşık % 10’ unda polikistik over sendromu görülmektedir.
Polikistik Over Sendromu (PKO), yumurtalıklarda çeşitli nedenlerle oluşan bir hormonal ortam dengesizliği sonucu yumurtlamanın bozulması ve yumurtalıklardan aşırı miktarlarda androjen (erkeklik hormonu) salgılanması durumudur. Olayda genel olarak kan şekerinin normal sınırlar içerisinde kalmasını sağlayan insülin hormonu metabolizmasında bozukluk da söz konusu olabildiğinden dışarıdan görünen yüzü çoğu durumda adet düzensizliği, infertilite (kısırlık), kilo artışı, yağlı cilt ve aşırı tüylenme olan PKO, olaya insülin hormonunun da katılmasıyla aslında tüm vücudu etkileyebilen bir metabolizma hastalığıdır.
Polikistik Over Sendromu olan ve insülin direnci olan kadınların çoğunda karın bölgesinde kilo alımı, kilo vermekte zorlanma, aşırı derecede karbonhidrat tüketimi ve hipoglisemik dönemler (kan şekeri düşmesi) yaşanabilir. Bunların hepsi bir kısır döngüdür. Kilo verememenizin sebebi PKO olabilir.
Polikistik Over Sendromu hayatın ilerleyen zamanlarında kronik hastalıkların (diyabet, kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, endometrial kanser gibi) gelişimiyle bağlantılı olduğundan, tanınması ve ergenlikte tedavisi bu hastalıkları engellemek açısından önemlidir, ihmal edilmemelidir. Ayrıca yumurtlamama (anovulasyon) gebe kalmakta zorluk yaşayan kadınların yaklaşık %20'sinde görülmektedir. Bunlarında %90'ını polikistik over sendromu oluşturmaktadır. Polikistik Over Sendromu olan ergenlikteki kızlarda vücut imajıyla mücadeleye bağlı olarak depresyon yaratabilir. Bundan da önemlisi, kilo vermek için verilen çabalar kötü beslenme alışkanlıklarına veya yeme bozukluklarına yol açabilir. Araştırma sonuçlarına göre hafif bir kilo kaybı bile (vücut ağırlığında % 5- 7 kayıp) belirtileri önemli derecede düzeltebilir ve adet kanamalarının düzene girmesini sağlayabilir. PKO'da Beslenmede Nelere Dikkat Edilmelidir? • Varolan fazla kiloların zaman kaybetmeden verilmesi, insülin direnci, obezitenin neden olacağı diğer risk faktörleri ve tedavinin seyri açısından oldukça önemlidir. • Kilo verme sürecinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalı ve ilerleyen dönemlerde de yaşam tarzı haline getirilmelidir. • Diyet programı karbonhidrat, protein ve yağların dengeli dağıldığı bir program olmalıdır. • Az ve sık beslenme modeli benimsenmeli, 3 ana öğün arasında küçük ara öğünler tüketilerek kan şekeri dengesi sağlanmalıdır. • Beslenmede şeker oranı düşük posa miktarı yüksek olan, sağlıklı karbonhidratlar tercih edilmelidir. • Posa açısından zengin olan, vitamin ve mineral deposu sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, günde en az 4-5 porsiyon sebze-meyve tüketilmelidir. • Porsiyon kontrolü yapmak, yemekleri yavaş yemek, besin gruplarında sağlıklı olanları tercih etmek (tam yağlı süt yerine yarım yağlı olan veya yağsız olanları tercih etmek gibi) kilo kontrolünün sağlanması açısından oldukça önemlidir. • Egzersizin önemi unutulmamalıdır. Doğru beslenme önemlidir; ancak tek başına yetersizdir, düzenli egzersiz yapmak PKO açısından gereklidir. • Pozitif olmak tedavinin her aşamasında çok önemlidir.