NATUREL TÜP BEBEK
NATUREL TÜP BEBEK
NATUREL TÜP BEBEK
Naturel siklus, yani doğal siklus tedavisindeki prensip, kendiliğinden gelişen yumurtanın alınarak mikroenjeksiyon işlemiyle fertilize edilmesidir. Bu uygulamada hiç ilaç vermeden, doğal siklusta gelişen follikül takip edilmekte ve bu follikülden elde edilen oosit ile IVF/ICSI uygulaması gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde oluşan ‘kaliteli ve tek embriyo’ dünyada kabul gören yeni yaklaşımla uyumlu olarak transfer edilmekte ve daha iyi gebelik oranlarına ulaşılabilmektedir. Naturel siklusa alınacak olgular, adetinin üçüncü gününde yumurtalık kapasitesi, ultrasonografi ve hormon parametreleri ile belirlenir. Zayıf yanıtlı olgularda tercih edilen yöntemdir. Gelişen bir follikül (ultrasonografide izlenen ve içinde oosit ihtiva eden yapı) yalnızca ultrasonografik olarak takip edilir. Ultrasonografik follikül takibine adetin 7. gününden itibaren başlanır. İdeal olan yumurta büyüklüğünün 16,5 mm’yi geçmesi LH pikini belirleyerek pikten yaklaşık 24 saat sonra yumurta toplama işlemi (oosit pick-up) yaparak, maturasyonunu tamamlamış oositin elde edilmesidir. İkinci yöntem ise, LH piki olmasını beklemeden follikül büyüklüğü 16,5 mm veya daha fazla ise, HCG denilen çatlatma iğnesi verilerek 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemine gidilmesidir. Naturel tüp bebek yönteminde zamanlamanın önemi 24 saat hizmet vermeyi gerekli kılmaktadır. Modifiye Naturel siklus uygulamasında ise en büyük folikül 12-14 mm boyuta ulaştığında gonadotropin ve GnRH antagonist eklenerek follikül büyüklüğü 16,5 mm olana kadar devam edilir ve HCG denilen çatlatma iğnesi verilerek 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemine gidilir. Bu aşamadan sonra klasik tüp bebek süreci başlamaktadır. Elde edilen oositin olgunluğu (maturasyonu) değerlendirildikten sonra mikroenjeksiyon yapılır. 16-18 saat sonra döllenme (fertilizasyon) olup olmadığı belirlenir. Döllenme gerçekleştikten sonra embriyo gelişim takibi yapılarak, gelişen embriyo rahim içine transfer edilir. Transferden 12 gün sonrada kandaki beta HCG değeri ile gebeliğin var olup olmadığı belirlenir. Kötü over yanıtlı olgular, normal yanıtlı olgulara kıyasla azalmış gebelik oranlarına sahiptir. Yaş ve toplanan oosit sayısı düşük over yanıtında gebelik oranlarını belirleyen en önemli iki faktördür. Yumurtalık kapasitesi azalmış olgularda naturel siklus yöntemi uygulanarak gebelik şansı arttırılabilir. Yapılan bazı çalışmalarda diğer stimulasyon protokolleri ile benzer gebelik ve implantasyon oranları nedeniyle kötü cevaplı olgularda geçerli ve değerli bir yaklaşım olarak öne sürülmüştü. Bununla birlikte %50 siklus iptal oranı, embriyo transfer başına %18 ve siklus başına %10 gebelik oranları verilmiştir. Bütün olarak bakıldığında, bu yöntem kötü cevaplı olguların tedavisinde fiziksel stres, duygusal sıkıntı ve finansal maliyeti çok düşük bir seçenektir.