MOL HİDATİFORM(ÜZÜM GEBELİĞİ) - GESTASYONEL TRAFOBLASTİK NEOPLAZİ
MOL HİDATİFORM(ÜZÜM GEBELİĞİ) - GESTASYONEL TRAFOBLASTİK NEOPLAZİ
MOL HİDATİFORM(ÜZÜM GEBELİĞİ) - GESTASYONEL TRAFOBLASTİK NEOPLAZİ
İnsan plasentasından kaynaklanan bir tümör grubudur. Tedavi yanıtı iyi olan bir malinite çeşitidir. Görülme sıklığı 1/700-2000 olup tekrarlama riski 5/100’ den azdır. Hidatiform mol, plasental site tümör, invaziv mol, koryokarsinom gibi alt gruplara ayrılır. Parsiyel(kısmi) mol hidatiforma, tirploidi dediğimiz kromozomal anormallik de eşlik eder.
Mol hidatiformda, vajinal kanama, beklenenden büyük rahim, tipik ultrason görüntüsü, teka lutein kistleri, aşırı gebelik bulantısı, hipertiroidi, trofoblast embolisi gibi bulgulara neden olur. Parsiyel mol hidatiformda ise tanı çoğu zaman patolojik değerlendirme sonucu konur.
Tedavide rahim tahliyesi yapılır; vakum küretaj ve keskin küretaj. Bu esnada kanama riskine karşı dikkatli olunur ve önlem alınır.
İşlem sonrası beta HCG izlemi yapılır. Bir yıl süreyle bir nüks veya rezidü sağlanmayınca yeni gebeliğe izin verilir. Olguların ortalama % 80 başka tedaviye ihtiyaç göstermez.
Plasental site tümörler geç yayılım gösteren, kemoterapiye duyarsız, cerrahi ile tedavi edilen hastalık grubudur.
Sebat eden beta HCG değerleri ve klinik şikayetlerin varlığında invaziv mol(nonmetastatik gestasyoneltrofoblastik hastalık) tanısı gündeme gelir; komplet mol olgularının % 15’i, parsiyel mol olgularının % 4 ünde gelişir. Komplet mol olgularının %4 ünde ise koryokarsinom(metastatik gestasyonel trofoblastik neoplazi) gelişir.
Koriokarsinom olgularının %80 inde akciğer yayılımı vardır. Bu nedenle mol hidatiform tanısı konduğunda mutlaka akciğer grafisi kontrolü yapılmalıdır.
Yayılma bulunan olgularda; 4 aydan eski hastalık, 40000 üstü beta HCG değeri, karaciğer veya beyin yayılımı, miyad gebeliği izleyerek ortaya çıkma, kemoterapi öyküsünün varlığı kötü prognostik faktörlerdir.
Tedavide olgunun yayılmışlık derecesi ve risk faktörlerinin varlığına göre tekli veya çoklu kemoterapi uygulanır. Tedavi yanıtı veya doğurganlık beklentisi gibi faktörlere bağlı olarak cerrahi tedavi uygulanır.

Op. Dr. İsmail KÜÇÜKERDOĞAN