MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ
MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ
ABD de her 8 kadından birinde (%12.5) yaşamı boyunca meme kanseri gelişir ve yaşam boyunca meme kanserinden ölme riski %3.4 olarak hesaplanmıştır. Kadınlarda en sık görülen kanser tipidir. Erken tanı mortalite azalmasına neden olarak kanser ölümleri sıralamasında ikinci sırada yer almasına yol açmıştır. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri verilerine bakıldığında, kadınlarda en sık görülen kanser tipi meme kanseridir. Yaş Yaş ilerledikçe risk artar, 50-55 yaşlarında eğri düzleşirken, 80 yaşından sonra hafif bir düşme eğilimi görülür. Üremeyle ilgili faktörler Erken menarş yaşı artmış meme kanseri riskiyle beraberdir. İlk doğum yaşı Hiç doğum yapmamış kadınlarda meme kanseri riski doğum yapmış olanlara göre daha yüksektir. İlk tam süreli gebeliğin erken yaşlarda olmasının yaşam boyu meme kanseri riskini azalttığı bir çok epidemiyolojik çalışmada belirtilmektedir. Doğum sayısı Çocuk doğurmak ve tam süreli gebelikler meme kanserine karşı koruyucu etki oluştururlar. Her tam süreli gebelikte meme kanseri riski %7 azalır ve çocuk doğurmuş kadınlar, doğurmamışlara göre %30 daha düşük meme kanseri riskine sahiptirler[11][13]. Emzirme Emziren kadınların, emzirmeyenlere göre meme kanseri riski daha düşüktür. Bir kadın ne kadar uzun süre emzirirse kroruyucu etki o kadar fazladır, her 12 aylık emzirmede risk %4 azalır Menapoz yaşı Geç menapoz meme kanseri riskini artırır. Her gecikilen yılın riski %3 artırdığı belirlenmiştir Eksojen seks hormonları ve Meme kanseri riski Oral kontraseptifler Ağız yoluyla gebelik engelleyici ilaçların halen kullanılıyor olması veya yakın zamanda kullanılmış olması meme kanseri riskini artırmaktadır. İlaç kullanımının üstünden 10 yıl veya daha fazla geçmiş ise risk hiç kullanmayanlarla hemen hemen aynıdır. Oral kontraseptif kullanımı genellikle genç yaşta fazladır ve bu dönemde meme kanseri az görülmektedir. İngilterede yapılan çalışmada 2010 yılındaki meme kanserlerinin %1 kadarının oral kontraseptif kullanımıyla ilgili olduğu tahmin edilmektedir. Hormon replasman tedavisi Bir milyon kadın çalışmasında, hormon replasman tedavisi (HRT) kullanan kadınlarda, kullanmayanlara oranla meme kanseri riski %66 daha fazladır. Bu risk artışı geçicidir ve 5 yıl kullanılmaz ise hiç kullanmayanlarla aynı risk seviyesine geri döner. Meme hastalığı öyküsü Benin meme hastalığı tanımının içine malign olmayan bütün meme değişiklikleri girmektedir. Bu durumların bazıları meme kanseri için risk taşırken, bazıları taşımazlar. Proliferatif meme hastalıklarında ( fibroadenom, ılımlı veya şiddetli hiperplazi, sklerozan adenozis, radial skar, intraduktal papillomatizis) yaklaşık 2 kat (1.3-2) risk artışı söz konusu iken, atipik hiperplazilerde 4 katlık bir risk artışı söz konusudur. Aile hikayesi, proliferatif olmayan meme lezyonlarında bile meme kanseri riskinde %60 artış demektir, aile hikayesi olmayanlarda proliferatif olmayan meme lezyonlarında meme kanseri riskinde artış söz konusu değildir. Meme kanseri benign meme lezyonunun görüldüğü memede karşı memeye oranla daha fazladır Daha önce bir meme kanseri öyküsünün olması ikinci bir primer meme kanseri riskini %40 civarında artırmaktadır, bu da yaklaşık 5 katlık bir risk artışı anlamına gelir Aile öyküsü ve genetik Birinci derece yakınında (anne, kızkardeş, kızı, baba) meme kanseri öyküsü olan bir kadında, olmayanlara göre yaklaşık 2 kat yüksek risk belirlenmiştir. İki birinci derece yakınında meme kanseri mevcutsa risk 3 kat yüksektir. .Yaşam boyu meme kanseri riski 8-10 kadında 1 kabul edildiğinde, bazı kadınların anne veya kız kardeşleri bu kansere sahip demektir. Birkaç aile bireyinde erken yaşta başlamış meme kanseri varsa, bu ailede bu hastalığa karşı yüksek bir kalıtsal eğilim var anlamına gelmektedir. Üremeyle ilgili olmayan yaşam biçimi faktörleri Vücut ağırlığı Vücut Kitle İndeksi (VKİ= ağırlık(kg) / boy(metre)2) ile saptanan aşırı kilo ve şişmanlık post menapozal kadınlarda meme kanseri riskini orta derecede artıran ve değiştirilebilir bir risk faktörüdür. Fiziksel aktivite Fiziksel aktivite ve meme kanseri riski arasındaki ilintiyi araştıran yayınlar, post menapozal kadınlarda daha kuvvetli bir ilinti ile, fiziksel olarak aktif kadınlarda meme kanser riskinde %15-20 azalma bildirmektedir Alkol tüketimi Epidemiyolojik çalışmaların hemen hepsi alkol tüketimi ile meme kanseri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir Vardiyalı çalışma Gece vardiyasında çalışan veya geceleri az uyku uyuyan kadınlarda meme kanseri riskinin arttığına ilişkin bazı kanıtlar mevcuttur Boy Uzun boylu olmak post menapozal kadınlarda meme kanseri riskini artırmaktadır. Meme kanseri ve boy arasındaki ilişkinin nedeni açık olmamakla beraber, yaşam tarzıyla ilgili meme kanseri riskine etkili diğer faktörlerin (alkol tüketimi, aktivite, menarş yaşı, ilk çocuk doğurma yaşı, doğurulan çocuk sayısı) uzun boylu kadınlarda daha olumsuz olduğu ve boy uzunluğunun aslında bunların bir belirteci olduğu sonucuna varılmaktadır. İyonizan radyasyon etkisi İyonizan radyasyon meme kanseri için bir risk faktörüdür.BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları taşıyan kadınların özellikle sigara içiciliği 20 yaşından veya ilk doğumdan önce sigara içmeye başlayan kadınlarda meme kanseri riskinde %10-20 civarında artış olduğu gösterilmiştir  
Kaynak: Türk Cerrahi Derneği